# Dünyanın Sonu | Yapay Zekâ ile Görselleştirilmiş Kıyamet Günü Serisi – Bölüm 2

- Language: tr
- Published: 2026-08-26
- Canonical: https://blog.towardseternity.com/tr/blog/end-of-the-world-ai-visualized-day-of-judgment-series-ep-2
- Source video: https://www.youtube.com/watch?v=r9noqhvFNak
- Channel: Towards Eternity

This is the cleaned transcript of the source video. The speech is unaltered.

---

Ve şimdi, Sûr'a üflendi. Zaman geldi ve son başladı. Dünyanın ve tüm evrenin ölüm vakti geldi. Dünya ve gökyüzü artık eskisi gibi değil. Her şey tek tek yıkılıyor. İnsanlar birbirlerine şaşkınlıkla bakıyor, ne yapacaklarını bilemiyorlar. Tam bir şaşkınlık içinde, çaresizce olup biteni anlamaya çalışıyorlar. Bu, herhangi bir depremden çok daha fazlası. Dağlar yerinden oynuyor. Denizler kabarıyor. Yeryüzündeki her fay hattı birbiri ardına kırılıyor ve herkesin yüzünde derin ve giderek artan bir korkunun gölgesi var. Yıldızlar gökyüzünden birer birer düşmeye başlıyor. İnsanlar etrafta çığlık atarak kaçışıyor, ancak artık kaçış yok, çünkü imtihan vakti artık sona erdi.

Ve birer birer yere yığılıp ölüyorlar. Şimdi, Kur'an'dan ayetler okuyarak o gün neler olacağını adım adım açıklamaya devam edelim. Dünyanın sonu Sûr'un çalınmasıyla başlayacak. Ve melek İsrafil aleyhisselam onu üflediğinde, öyle felaketler yaşanacak ki, ne yeryüzü ne yıldızlar ne de galaksiler yerinde kalacak. Kur’an'da bu sahne şöyle anlatılır: "Sûr'a bir defa üfürülünce, yeryüzü ve dağlar kaldırılıp birbirine bir çarptırılınca, işte o gün olacak olmuş, kıyamet kopmuştur. Gök de yarılmış ve artık o gün o da çökmeye yüz tutmuştur." O günün dehşeti diğer birçok ayette de ayrıntılı olarak anlatılmıştır.

"Yerin ve dağların sarsılacağı ve dağların akıp giden kum yığını olacağı günü (kıyameti) hatırla." ”Yazılı kağıt tomarlarının dürülmesi gibi göğü düreceğimiz günü düşün. Başlangıçta ilk yaratmayı nasıl yaptıysak, -üzerimize aldığımız bir vaad olarak- onu yine yapacağız. Biz bunu muhakkak yapacağız." ”Hal böyle iken inkar ederseniz, çocukları ak saçlı ihtiyarlara çevirecek olan bir günden (kıyametten) nasıl korunursunuz? O günle gök bile yarılır, Allah'ın vaadi gerçekleşir." Bu ayetler, o günün diğer günlerden farklı olacağını ve çevremizde gördüğümüz evrenin ölüm günü olacağını açıkça açıklamaktadır.

Nasıl ki her insanın bir eceli varsa, evren denilen bu büyük yaratılışın da bir ölüm günü vardır. Bir başka ayette, son günün geldiğini gösterecek olaylar şöyle anlatılmaktadır: "Güneş, dürüldüğü zaman, yıldızlar, bulanıp söndüğü zaman, dağlar yürütüldüğü zaman, gebe develer salıverildiği zaman. Yaban hayatı yaşayan (irili ufaklı) tüm canlılar toplandığı zaman, denizler kaynatıldığı zaman," Böylece ne gökyüzü ne de yeryüzü yerinde kalır. Nereye bakarsanız bakın, korkunç bir manzara görürsünüz. Şiddetli depremler toprağı sarsar ve volkanik patlamaları tetikler. Derin çatlaklardan lavlar fışkırır, denizlerin sularını ısıtır ve kaynatır.

Yeryüzü inanılmaz bir güçle sarsılırken ve dağlar yok olurken, denizler birbirine karışır, ve tüm denizler tek, uçsuz bucaksız bir okyanus haline gelir. Peki, bu korkunç günün gelmesine ne kadar zaman kaldı? 10 yıl mı? 100 yıl mı? Daha fazla mı? Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem bize, o gün gelmeden önce bazı alametlerin belireceğini söyledi. Bazıları küçük, bazıları ise büyük olacaktır. Şimdi gelin, küçük alametlerden bazılarına bakalım. Sonra büyük olanlara geçeriz. Ve sonunda, karar sizindir. O zaman yaklaştı mı, yoksa hala uzak mı? İlk küçük alamet, Peygamber Efendimiz'in (sallallahu aleyhi ve sellem) dünyaya gelişidir. Zira o, Allah tarafından gönderilen son elçiydi.

Birçok kaynak bunu küçük alametlerin başlangıcı olarak görür. Yani “dünya” denilen bu okulun son öğretmeni gelip geçti. Öyleyse, mezuniyet gerçekten çok uzakta olabilir mi? Bir diğer alamet, Kur’an’ın insanların hayatındaki önemini yitirmesidir. Ve gerçekten de, bugün etrafımıza baktığımızda, bunun her yerde yaşandığını açıkça görebiliyoruz. Birçok insan dünyevi hayata öyle dalmış durumda ki, Kur’an’ın tek bir sayfasını bile açmayı unutuyorlar. İşten güçten vakit bulup okuyamadım. En son küçükken gittiğim Kur'an kursunda okumuştum. Belki siz de onlardan birisiniz. Bir diğer alamet, namazın terk edilmesidir.

Ne kadar az kişinin namaz kıldığını anlamak için okulunuzda veya iş yerinizde etrafınıza bakın. “Beyler, benimle Namaza gelmek isteyen var mı?”. Kıyamet günü yaklaştıkça, namaz kılanların sayısı azalmaya devam edecek. Bir başka alamet de camilerin aşırı süslenmesi, ancak ibadetin ihmal edilmesidir. Diğeri ise Melhame-i Kübra, yani Büyük Savaş. Bu savaş da kıyamet alametlerinden biridir. Alimler, bunun hangi savaşı kastettiği veya bu savaşın çoktan gerçekleşip gerçekleşmediği konusunda farklı görüşlere sahiptir. Geçtiğimiz yüzyılda tanık olduğumuz büyük savaşlar, I. ve II. Dünya Savaşları gibi savaşlar, kıyamet alametleri olarak görülebilir.

Şimdi, diğer küçük alametleri hızlıca gözden geçirelim. Kıyamete yaklaştıkça, Allah'a ve imanın esaslarına inananların sayısı giderek azalacaktır. İnsanlar kendilerine emanet edilenlere artık değer vermeyeceklerdir. Faiz yaygınlaşacaktır. Ticarette dürüstlük ortadan kalkacaktır. İnsanlar paralarını helal ya da haram yollardan kazanıp kazanmadıklarını umursamayacaklar. Zina ve içki gibi büyük günahlar daha da yaygınlaşacak. Çeşitli adlar altında farklı türde alkollü içecekler ortaya çıkacak, hatta bunların bazıları helal kabul edilecektir. Uygunsuz ve münasip olmayan giyim tarzları yaygınlaşacak. İnsanlar arasında utanmazlık artacak. İnsanlar daha cimri ve açgözlü hale gelecek.

Aile bağları kopacaktır. Yaşlılar gençlere merhamet göstermeyecek ve gençler de yaşlılara saygı göstermeyecek. İnsanlar evliliğe ilgilerini kaybedecek ve gayrimeşru çocukların sayısı artacak. Cihad ve tebliğ faaliyetleri terk edilecek. Yalnızca din dışı bilgiler öğrenilecek. Tabiatın dengesi bozulacak. Sel, deprem ve yangın gibi afetler tüm dünyada artacak. Doğal kaynaklar yok olacak. Cinayetler artacak. Yüksek binalar inşa edilecek. Kader ve kıyamet günü inkar edilecek. Görüldüğü gibi, küçük alametlerin neredeyse tamamı zaten gerçekleşti. Bu alametler, insanlığın son safhasına girdiğini açıkça göstermektedir. Şimdi, dünyanın sonunu haber veren büyük alametlere geçelim.

En önemli alametlerden biri Dabbetü’l-Arz’ın çıkışıdır. "Kaçın! Ne oluyor?" Peki, bu ne anlama geliyor? Dabbetü’l-Arz, kıyamet gününe yakın bir vakitte ortaya çıkacak bir mahlukun adıdır. Bu kelime, tam anlamıyla “yeryüzünde yürüyen canlı” anlamına gelir. Ayet bize, bir tür canavarın yeryüzünden çıkacağını söyler. Şöyle zikredilir: "(Kıyametin kopacağına dair) o söz başlarına gelince onlar için yerden kendilerine bir dâbbe (canlı bir yaratık) çıkarırız. O, onlara insanların âyetlerimize kesin olarak inanmadıklarını söyler." Büyük İslam alimi Bediüzzaman Said Nursi, Dabbetü’l-Arz'ın tek bir yaratık olmayacağını, bir tür, bir yaratık türü olacağını söylüyor.

Son yüzyılda yeni hastalıklar ve virüsler her zamankinden daha sık görülür oldu. Ağaçları içten içe yiyen kurtlar gibi, insan bedeninde baştan ayağa yayılıyorlar. İnsanlığın imanının ne kadar zayıfladığını, Allah'tan ne kadar uzaklaştıklarını ve bu yüzden musibetlerin peş peşe geldiğini açıklar. Ayetin sözlerini alıntılayarak şöyle der: “Onlar vahiylere kesin olarak iman etmezler.” Elbette, en iyi bilen Allah'tır. Bu sadece bir yorumdur. Bir başka büyük alamet ise Ye'cüc ve Me'cüc'ün ortaya çıkmasıdır. Bu insan toplulukları, insanlara büyük zarar verecek ve yeryüzünde yozlaşmaya neden olacak.

Kur'an'da, Zülkarneyn tarafından inşa edilen bir set sayesinde bu yozlaşmış kavimlerin insanlara saldıramadıkları belirtilmektedir. Ancak kıyamet günü yaklaştığında, tekrar ortaya çıkacaklar ve insanlığa bir kez daha saldıracaklar. Kuzeydeki dağlık bir bölgede yürüttüğü askeri seferi sırasında, Zülkarneyn, Ye'cüc ve Me'cüc olarak bilinen yozlaşmış ve saldırgan kabilelerden şikayet eden bir grup insanla karşılaşır. "Ey Zülkarneyn, bu memlekette Ye'cüc ve Me'cüc bozgunculuk yapmaktadırlar. Bizimle onlar arasında bir set yapman için sana bir bedel ödesek kabul eder misin ? Onların isteği üzerine, Zülkarneyn o bölgeye bir set inşa eder.

Ve inşaat tamamlandığında, Ye'cüc ve Me'cüc onu aşamadıkları gibi tek bir delik dahi açamadılar. Zülkarneyn, bu setin ancak Allah’ın tayin ettiği vakit gelince yıkılacağını söylemiştir. Bu da kıyamet alametlerinden biridir. Bazı görüşlere göre bu topluluklar, Mançuryalılar ve Moğollardır. Yüzyıllar sonra, onların torunları, sona yaklaşırken, atalarının zulmüne benzer bir zulümle insanlığa bir kez daha zarar verecekler. Elbette en doğrusunu Allah bilir. Bir başka alamet de Deccal'in çıkışıdır. Rivayetlerde, Deccal’in ortaya çıkışı dünyanın en dehşet verici olaylarından biri olarak tasvir edilir.

Hadislerde Deccal yalancı, aldatıcı ve sahte bir lider olarak anlatılır; kötüyü iyi, hakkı da batıl gibi gösterir. Bir hadisten bunların sayısının 30 olacağını öğreniyoruz. Bunlar arasında, kıyametin iki Deccal'ı özel bir yere sahiptir. Biri büyük Deccal, diğeri ise Müslümanlar arasından ortaya çıkacak olan Deccal, Süfyani'dir. Rivayetlere göre Süfyani, İslam'ı bozmaya çalışacak insanların ebedî hayatlarını riyakarca küfür ve haramı yayarak mahvetmeye uğraşacaktır. Öte yandan, büyük Deccal yaydığı ideolojilerle hem Müslümanları hem de gayrimüslimleri küfre sürükleyecektir. Bir başka alamet de Peygamberimiz (sallallahu aleyhi ve sellem)'in neslinden gelecek olan Mehdi’dir.

Mehdi; Allah’ın hidayetine mazhar, insanları Rabb'e yönelten bir zat olarak tanımlanır. İnançsızlıkta boğulan insanları ve imanları konusunda şüphe ve kafa karışıklığı içinde olan insanları kurtaracaktır. Onları karanlıktan ve Deccal ile Süfyani tehlikesinden kurtaracaktır. En büyük alametlerden biri de İsa aleyhisselam'ın gökten inişi, aynı zamanda Jesus (aleyhisselam) olarak da bilinir. Hadislerde, İsa aleyhisselam'ın kıyametin sonlarında yeryüzüne ineceği ve İslam'ın hükümlerini uygulayacağı bildirilir. Peygamber olarak yaşadığı sırada, Yahudiler ona tuzak kurmuş, onu çarmıha germek istemişlerdi. Ancak bunu yapamadan önce, Allah onu katına yükselterek kurtardı.

Mehdi'nin ortaya çıkmasından sonra, İsa aleyhisselam adil bir hükümdar olarak gökten inecek. Sonunda, Mehdi'ye katılacak, Deccal'i ve onun hareketini yok ederek Deccal'ı kendi elleriyle öldürecek. Diğer bir alamet ise Duhan'dır. Duhan kelimesi, duman anlamına gelir. Bazı görüşlere göre, Kıyamet Günü yaklaştığında, gökten bir duman inecek ve yeryüzünün tamamını kaplayacak. Bu durum 40 gün sürecek. Bir başka büyük alamet ise güneşin batıdan doğmasıdır. Bu gerçekleştiğinde, bunu görenler dünyanın sonunun geldiğini açıkça anlayacaklar. Ancak o aşamada artık tövbe ve imtihan kapısı kapanmış olacak. Dolayısıyla, artık onlara bir faydası olmayacak. Bu, alametlerin en açık olanıdır.

Bütün bu alametlerden anlıyoruz ki, kıyamet günü artık oldukça yakın. Fakat sıkça unuttuğumuz bir husus var. Bir kişinin kıyameti kendi ölümüdür. Bu yüzden, asıl odaklanmamız gereken şey kendi kıyametimiz için hazırlanmaktır. Önemli olan şimdi ibret almak ve bugün harekete geçmektir. Tıpkı Rabbimiz'in ayette buyurduğu gibi, "Onlar kıyametin kendilerine ansızın gelmesinden başka bir şey beklemiyorlar. Muhakkak onun alametleri gelmiştir ama öğüt almıyorlar. Kıyamet kendilerine gelip çatınca öğüt almaları kendilerine ne fayda verecek?" Bu video size ulaştıysa, bunun tesadüf olmadığına emin olabilirsiniz. Allah onu karşınıza çıkardı ve sonuna kadar izlemenize vesile oldu. Neden biliyor musunuz?

Çünkü O, hayatınızda bir şeyleri değiştirmenizi istiyor. Öyleyse, karşılığında O'na doğru tek bir adım bile atmayacak mısınız? Hayatınız için bir karar verme zamanı geldi. Eğer namaz kılmıyorsanız, bu an namaza başlamak için bir vesile olsun. Tamamen ücretsiz ve reklamsız namaz uygulamamızla günde beş vakit namazı hayatınızın bir parçası haline getirebilirsiniz. İmanınızı güçlendirmek ve İslami bilgilerinizi derinleştirmek istiyorsanız, bu kanalda sizin için hazırladığımız pek çok video var. Bunları düzenli bir şekilde izlemek için kendinize bir hedef belirleyebilirsiniz. Kur'an'ı Arapça okumayı bilmiyorsanız, Lamelif Kuran adlı bir uygulama geliştirdik.

Bu uygulamada hızlı, kolay ve ücretsiz şekilde öğrenebilirsiniz. Kur'an'ın anlamlarını daha derinlemesine keşfetmek istiyorsanız tefsir okuma uygulamamızı indirebilirsiniz. Unutmayın, kendinize bir hedef belirlediğinizde, bu küçük bir hedef bile olsa, her şey değişmeye başlayacaktır. Sırada diriliş var. Ağızların mühürleneceği, ellerin konuşacağı, ayakların şahitlik edeceği o gün artık pek yakındır. Hiçbir şey gizli kalmayacak. Kıyamet gününde bütün insanlık diriltilecek ve şiddetli sıkıntıların yaşanacağı bir zamana adım atacaklar. Peki, o uzun günde bizi neler bekliyor? Bunu bir sonraki bölümde öğrenin: "Kıyamet Günü." Üçüncü bölümde görüşmek üzere. Bir şey fark ettiniz mi?

Bu videoyu izlerken hiç reklam görmediniz. Towards Eternity kar amacı gütmeyen bir kuruluş olduğundan, bu videoları sadece sizin desteğinizle üretebiliyoruz. Bu iyi amaca katkıda bulunmak isterseniz, Towards Eternity'ye bağışta bulunun ve bu altın fırsatı kaçırmayın.
